<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"><channel><title>Prosedür Hukuk Bürosu — Kararlar</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/</link><description>Güncel Yargıtay ve istinaf kararları</description><language>tr</language><item><title>Nakde dönen teminat mektubu: takipteki &#x27;nakde dönerse tahsil&#x27; talebi takibi geçerli kılar</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-4107/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-4107/</guid><pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Banka, kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzalayanlar aleyhine başlattığı takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Teminat mektubu takipten iki gün önce tazmin edilerek nakde dönmüş, ancak banka takipte bu kalem için depo talebinde bulunmuş, takip talebi ve ödeme emrinde nakde dönüşmesi halinde tahsilini de istemiştir. İlk derece mahkemesi, taleple bağlılık nedeniyle bu kalemin istenemeyeceği gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir. Yargıtay, takip talebi ve ödeme emrindeki &#x27;nakde dönüşmesi halinde tahsil&#x27; talebi nedeniyle takibin bu kalem yönünden geçerli olduğunu belirterek kararı bozmuştur.</description></item><item><title>Yeni takip yasağı içeren tedbire aykırı takibe dayalı itirazın iptali usulden reddedilir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-3033/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-3033/</guid><pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Banka, kredi borçlarından müteselsil kefil olarak sorumlu tuttuğu şirket aleyhine ilamsız takip başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Takipten önce, borçlu şirketin iflasın ertelenmesi davasında, hakkında yeni takip yapılmamasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmişti. İlk derece mahkemesi, tedbir kararına aykırı başlatılan takibin geçerli olmadığını ve geçerli bir takibin itirazın iptali davasının dava şartı olduğunu kabul ederek davayı usulden reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.</description></item><item><title>Ortak tabela, vergi levhası ve yönetici organik bağ gösterir; istihkak iddiası reddedilir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3758/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3758/</guid><pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklı, haciz sırasında üçüncü kişi şirketin ileri sürdüğü istihkak iddiasının İİK 99 uyarınca reddini istemiş; ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, iki şirketin adreslerinin, faaliyet alanlarının ve yetkililerinin farklı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, haciz mahallinde kapıda borçlunun unvanını taşıyan etiketlerin ve tabelanın bulunduğunu, önceki hacizde her iki şirketin vergi levhasının aynı yerde görüldüğünü ve borçlu şirketin yetkililerinden birinin üçüncü kişi şirketin yönetim kurulunda yer aldığını tespit etmiştir. Taraflar arasında organik bağ bulunduğu ve mal kaçırma amaçlı danışıklı işlem yapıldığı sonucuna vararak davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.</description></item><item><title>Aynı takipte kesinleşen icra mahkemesi kararı sonraki şikayette kesin hükümdür</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3567/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3567/</guid><pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Borçlu, ipoteğe dayalı ilamlı takipte icra emri ve dayanak belgelerin usulsüz tebliğ edildiğini ve müşterek ipotekli diğer taşınmazların takibe konu edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini istemiş; şikayet ilk derece ve istinaf aşamasında esastan reddedilmiştir. Yargıtay, aynı taraflar ve aynı takip dosyası hakkında başka bir icra mahkemesinin daha önce takibin borçlu yönünden iptaline karar verdiğini ve bu kararın 07.04.2026&#x27;da kesinleştiğini tespit etmiştir. Kesinleşmiş önceki kararın sonraki şikayete karşı kesin hüküm oluşturduğunu, bu nedenle şikayetin esastan değil HMK 114/1-i uyarınca usulden reddi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.</description></item><item><title>İhalenin feshinde nispi harç ve %5 teminat: önce harç, sonra teminat tamamlatılmalı</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3610/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3610/</guid><pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, ihaleye konu taşınmazın değil ipotek verilen başka bir taşınmazın maliki olan şikayetçi ihalenin feshini istemiş; ilk derece mahkemesi şikayeti reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, şikayetçinin İİK 134&#x27;te sayılan istisnai kişilerden olmadığını, bu nedenle davanın ihale bedeli üzerinden nispi harca ve %5 teminata tabi olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin önce Harçlar Kanunu 30 uyarınca nispi harcı, ardından HMK 115 usulüyle teminatı tamamlatması gerektiğini, bunlar yapılmadan yargılamaya devam edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı re&#x27;sen bozmuştur.</description></item><item><title>İhalenin feshinde üçüncü kişiye eksik nispi harç için gelecek celseye kadar süre verilir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-1421/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-1421/</guid><pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>İcra takibinde taraf olmayan üçüncü kişi ihalenin feshini istemiş; ilk derece mahkemesi eksik nispi harcın yatırılması için iki haftalık kesin süre vermiş, harç yatırılmayınca dosyayı işlemden kaldırmış ve yenilenmediği için davayı açılmamış saymıştır. Yargıtay, nispi harcın HMK 114 anlamında dava şartı olmadığını, Harçlar Kanunu 30. maddesine göre tamamlatılacağını ve sürenin &#x27;takip eden celseye kadar&#x27; verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kanuna uygun olmayan süreye dayanılarak verilen karar bozulmuş; mahkemenin önce harcı, sonra dava şartı olan %5 teminatı tamamlatması gerektiği vurgulanmıştır.</description></item><item><title>Konkordato: 6 ay ödemesiz dönem artı 48 ay taksit tasdik edilmez; iyiniyet şarttır</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2922/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2922/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Zeytinyağı imalatı ve ticareti yapan gerçek kişi borçlu, adi alacaklılara 6 ay ödemesiz dönemden sonra 48 ayda eşit taksitlerle ödeme öngören vade konkordatosu talep etmiş; ilk derece mahkemesi nisabın sağlandığı gerekçesiyle projeyi tasdik etmiş, bölge adliye mahkemesi de feri müdahilin istinafını esastan reddetmiştir. Yargıtay, ödemesiz dönemle birlikte uzun vade öngörülmesini yerleşik içtihada aykırı bulmuştur. Ayrıca borçlunun tasdikten sonra kayyımla irtibatı kesmesi ve kayyım ücretini ödemekten kaçınmasının, tasdik şartlarının baştan gerçekleşmediğini gösterdiğini belirterek tasdik kararını bozmuştur.</description></item><item><title>İflastan sonra kefillere karşı yapılan takip masrafları iflas masasına kaydedilmez</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2955/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2955/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kredi alacağı iflas idaresince reddedilen banka, müflis şirketten olan alacağının iflas masasına kaydı için dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, iflastan sonra yapılan ödemeleri mahsup ederek alacağın bir kısmının masaya kaydına karar vermiş; banka, iflastan sonra kefiller hakkında başlatılan takip ve dava masraflarının da hesaba katılması gerektiğini ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, İİK 195/1 uyarınca ana paraya yalnızca iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ekleneceğini belirterek istinafı reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.</description></item><item><title>Üçüncü kişinin sicil adresinde borçlu yokken haciz: mülkiyet karinesi üçüncü kişide</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3757/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3757/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste değil üçüncü kişi şirketin ticaret sicilindeki adresinde ve borçlu hazır bulunmadan yapılmış; alacaklı haczin İİK 99&#x27;a göre yapılmasını şikayet etmiş, terditli olarak istihkak iddiasının reddini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, bilgisayarda borçlu adına mailler bulunduğundan mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunu kabul ederek şikayeti kabul etmiştir. Yargıtay, haciz tutanağında yalnızca bir borçlunun adının yer aldığını ve haciz mahallinde bu borçlu adına belge bulunamadığını belirterek menkullerin üçüncü kişinin elinde kabul edilmesi gerektiğine, diğer borçluya ait evrak, akrabalık ve danışıklı işlem iddialarının istihkak davasında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiş ve kararı bozmuştur.</description></item><item><title>İmzaya itirazda para cezası re&#x27;sen denetlenir; istinaf edilmese de hükümden çıkarılır</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3766/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3766/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu imzaya itiraz etmiş; icra mahkemesi ayrı bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan, taraflar arasındaki menfi tespit davasında alınan imza raporuna dayanarak itirazı kabul etmiş ve alacaklıyı tazminat ile alacağın %10&#x27;u oranında para cezasına mahkum etmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, alacaklının bu şekilde tazminat ve para cezasından sorumlu tutulmasını isabetsiz bulmuş; tazminat istinaf edilmediğinden ona dokunmamış, re&#x27;sen gözetilmesi gereken para cezasını ise hükümden çıkararak kararı düzelterek onamıştır.</description></item><item><title>Tasarrufun iptali: haczi kabil mal bulunamayan haciz tutanağı aciz belgesi sayılır</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3693/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3693/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasında ilk derece mahkemesi, bozmaya uyarak, alacaklının geçici veya kesin aciz vesikası sunmadığı ve haciz tutanaklarının borçlunun adresinde yapılmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, aciz belgesinin dava açılmadan önce alınmasının zorunlu olmadığını, sonradan, hatta temyiz aşamasında sunulabileceğini, haczi kabil mal bulunmadığını tespit eden haciz tutanağının da geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Hacze gidilen adresin dava dilekçesinin tebliği ve borçlunun vekaletnamesi gibi belgelerle borçluya ait olduğu anlaşıldığından, aciz halinin gerçekleştiği kabul edilip esasa girilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.</description></item><item><title>Bonodaki &#x27;İst&#x27; yetki kaydı İstanbul&#x27;u gösterir; tacirler arasında takip orada yapılmalı</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3700/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3700/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlu, senetteki yetki kaydında yer alan &#x27;İst&#x27; ibaresinin tahrif edildiğini ve İstanbul icra dairesinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, tahrifattan önce &#x27;İst&#x27; yazdığını tespit etmekle birlikte bu ibarenin geçerli bir idari birimi ifade etmediği gerekçesiyle itirazı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, &#x27;İst&#x27; ibaresinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde İstanbul&#x27;u ifade ettiğini, tarafların tacir olup yetki sözleşmesi yapabileceklerini belirterek takibin İstanbul İcra Müdürlüğünde başlatılması gerektiğine ve yetki itirazının kabulü gerektiğine hükmetmiştir.</description></item><item><title>Tüketici kredisi için verilen virman talimatıyla emekli maaşına bloke konulabilir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-3-hd-2026-2884/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-3-hd-2026-2884/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Emekli maaşı davalı bankadaki hesaba yatan davacı, bankanın kredi borçları için maaşına el koymasının ve blokenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kesintilerin iadesini ve blokenin kaldırılmasını istemiştir. Banka, kredi sözleşmesindeki hapis, rehin, takas ve mahsup hükmüne ve davacının verdiği otomatik virman talimatına dayanmıştır. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davayı reddetmiştir. Yargıtay, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatlarına dayanılarak emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceğine ilişkin bağlayıcı içtihadı birleştirme kararını esas alarak kararı onamıştır.</description></item><item><title>HGK: Şikayet sırasında haciz düşerse haczedilmezlik şikayeti konusuz kalır</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-hgk-2026-280/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-hgk-2026-280/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Borçlu, genel haciz yoluyla takipte 18.03.2022&#x27;de haczedilen traktörünün çiftçilikte kullandığı için haczedilemeyeceğini ileri sürerek şikayet etmiş; alacaklı satışı ancak 29.11.2022&#x27;de istemiştir. İlk derece mahkemesi, satış isteme süresinin bir yıl olduğunu kabul ederek Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 7343 sayılı Kanun&#x27;la getirilen bir yıllık sürenin yalnızca o yerde elektronik satışa geçildikten sonra konulan hacizlere uygulanacağını, somut olayda eski altı aylık sürenin geçerli olduğunu ve haczin şikayet incelenirken düştüğünü belirterek şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varmış ve direnme kararını bozmuştur.</description></item><item><title>Mühletten bir yıldan önce muaccel olan işçi alacağı imtiyazlı değil; takip durur</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-1825/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-1825/</guid><pubDate>Wed, 21 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>İşçilik alacaklarına ilişkin ilama dayanılarak, hakkında konkordato kesin mühleti bulunan borçlu şirket aleyhine ilamlı takip başlatılmış; borçlunun takibin durdurulması ve hacizlerin kaldırılması talebini icra müdürlüğü reddetmiştir. İlk derece mahkemesi şikayeti kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise alacağın İİK 206&#x27;nın birinci sırasında yer aldığı gerekçesiyle şikayeti reddetmiştir. Yargıtay, iş sözleşmesi 2015&#x27;te sona erdiğinden alacakların en geç o tarihte muaccel olduğunu, 23.12.2019 tarihli mühletten bir yıldan çok önce doğan bu alacakların imtiyazlı olmadığını belirterek, takibin durdurulması gerektiği gerekçesiyle kararı oy çokluğuyla bozmuştur.</description></item><item><title>HGK: Sicil adresinden bila tebliğ dönen şirkete TK 35&#x27;e göre tebligat yapılabilir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-hgk-2026-385/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-hgk-2026-385/</guid><pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kambiyo senedine dayalı takipte borçlu şirkete ticaret sicilindeki adresine gönderilen ödeme emri &#x27;muhatap adreste tanınmıyor&#x27; şerhiyle iade edilmiş, ardından aynı adrese TK 35&#x27;e göre tebliğ edilmiştir. Borçlu, &#x27;tanınmıyor&#x27; şerhinden sonra TK 35 uygulanamayacağını ileri sürerek usulsüz tebliğ şikâyetinde bulunmuştur. Hukuk Genel Kurulu, elektronik tebligat adresi olmayan şirkete posta yoluyla tebligat yapılabileceğini, sicil adresine çıkarılan ilk tebligatın hangi sebeple olursa olsun bila tebliğ dönmesinin TK 35/4 uygulaması için yeterli olduğunu kabul ederek tebligatı usulüne uygun bulan direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır.</description></item><item><title>Tasarrufun iptali: bedel ödenmiş olsa da borçlunun yakın arkadaşına satış iptal edilir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3691/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3691/</guid><pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kambiyo senedine dayalı alacağını tahsil edemeyen banka, borçlunun dairesini yakın arkadaşına devrinin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, bedelin banka havalesi, konut kredisi ve çekle ödendiği, değer ile satış bedeli arasında misli fark bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, devralanın borçlunun yakın arkadaşı olduğunu ve borçlunun kendi beyanına göre &#x27;yardımına yetiştiğini&#x27; dikkate alarak, onun İİK 280/1 kapsamında borçlunun mali durumunu ve ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunu kabul etmiş ve kararı bozmuştur.</description></item><item><title>Kira sözleşmesinin tarafı olmayan şirket aleyhine icra mahkemesinden tahliye istenemez</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3701/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3701/</guid><pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kiraya veren, 13 örnek ödeme emriyle başlattığı takipte borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istemiş; ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise kiralananın niteliğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, takibe dayanak kira sözleşmesinin kiracısı ile takip borçlusu şirketin farklı olduğunu tespit etmiştir. İİK 269/2&#x27;deki sözleşmeyi kabul etmiş sayılma kuralının yalnızca sözleşme tarafları ile takip tarafları aynı ise uygulanacağını belirterek, ret kararını bu gerekçeyle sonucu itibarıyla doğru bulup onamıştır.</description></item><item><title>İhalenin feshi esastan reddedilirse para cezası zorunludur, mahkeme re&#x27;sen uygulamalıdır</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3632/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3632/</guid><pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Borçlu, taşınmazına ait kıymet takdir raporunun vekili olmayan bir kişiye tebliğ edildiğini ve taşınmazın değerinin arttığını ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. İcra mahkemesi işin esasına girerek şikayeti reddetmiş, ancak para cezasına hükmetmemiş; Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, İİK 134/5 uyarınca esastan ret halinde ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına hükmedilmesinin emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğunu, aleyhe bozma yasağının bu konuda uygulanmayacağını belirterek kararı yalnızca para cezası yönünden bozmuştur.</description></item><item><title>Yeni alacak yokken haciz ihbarnamesi zincirini yeniden başlatmak kötüniyettir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-3-hd-2026-2681/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-3-hd-2026-2681/</guid><pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklı, borçlu şirketin alacağı için üçüncü kişiye 89/1 haciz ihbarnamesi göndermiş, üçüncü kişi süresinde itiraz etmiştir. Alacaklı, borçlunun üçüncü kişiden yeni bir alacağı doğduğunu ileri sürmeden haciz ihbarnamesi zincirini yeniden başlatmış; yeni ihbarnameler üçüncü kişi yurt dışındayken tebliğ edilmiş, süreler kaçırılmış ve maaşına haciz konulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, ihbarname gönderilmesinin tek başına kötüniyeti göstermediği gerekçesiyle istirdat davasını reddetmiştir. Yargıtay, itiraz edilen 1. haciz ihbarnamesinden sonra ancak yeni doğan bir alacak için yeniden ihbarname gönderilebileceğini, bunun yerine İİK 89/4 tazminat yoluna gidilmesi gerektiğini, zinciri haksız yere yeniden başlatmanın kötüniyet olduğunu belirterek kararı bozmuştur.</description></item><item><title>Şikayetle birlikte terditli açılan istihkak davası hakkında da karar verilmesi zorunludur</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-745/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-745/</guid><pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Hacizde üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunmuş, icra müdürlüğü haczin İİK 99&#x27;a göre yapıldığına karar vererek alacaklıya dava açma yükü yüklemiştir. Alacaklı bu kararı şikayet etmiş, terditli olarak da üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddini istemiştir. İcra mahkemesi şikayeti iki mahcuz yönünden kabul etmiş, kalan mallar için terditli istihkak talebi hakkında hiçbir karar vermemiştir. Yargıtay, şikayet ve istihkak davasının terditli açılabileceğini, asli talep kısmen kabul edildiğinde terditli talep hakkında da olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.</description></item><item><title>Miktarı yargılamayla belirlenen avukatlık ücreti alacağında icra inkar tazminatı verilmez</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-3-hd-2026-3861/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-3-hd-2026-3861/</guid><pubDate>Mon, 19 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Azledilen avukat, ücret sözleşmesinden doğan alacağı için ilamsız takip başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Mahkeme, azlin haklı olmadığını kabul ederek alacağı bilirkişi raporuyla belirlemiş ve davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmetmiştir. Yargıtay, alacağın esasına ilişkin itirazları reddetmiş; ancak alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek hükmü bu yönden düzelterek onamıştır.</description></item><item><title>Meskeniyet şikayetinde değerler keşif tarihine değil, haciz tarihine göre belirlenir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3081/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3081/</guid><pubDate>Mon, 19 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Borçlu, haczedilen taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiş; ilk derece mahkemesi, keşif tarihindeki değerleri esas alan bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın satılmasına ve haline münasip ev bedelinin borçluya ödenmesine karar vermiştir. Yargıtay, meskeniyet iddiasının bir haczedilmezlik şikayeti olduğunu, bu nedenle hem mahcuzun hem de borçlunun alabileceği haline münasip evin değerinin haciz tarihi itibarıyla, emsal karşılaştırması yapılarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Keşif tarihine göre değer biçen rapor denetime elverişli sayılmamış ve karar bozulmuştur.</description></item><item><title>İhtiyati hacze ilişkin istinaf kararları kesindir, Yargıtay&#x27;a taşınamaz</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-991/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-991/</guid><pubDate>Mon, 19 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklının talebiyle verilen ihtiyati haciz kararı, borçlunun itirazı üzerine kaldırılmış; Bölge Adliye Mahkemesi de itirazı kabul ederek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar vermiştir. Alacaklının temyiz dilekçesi, kararın kesin olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir. Yargıtay, geçici hukuki korumalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının HMK 394/5 uyarınca kesin olduğunu ve HMK 362/1-f gereğince temyiz edilemeyeceğini belirterek temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararı onamıştır.</description></item><item><title>İpotek senedindeki adresten &#x27;taşınmış&#x27; diye dönen kat ihtarı tebliğ edilmiş sayılır</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-5016/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-5016/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kredi alacağı için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu, hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini istemiş; bölge adliye mahkemesi ihtarın usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle takibi borçlu yönünden iptal etmiştir. İpotek resmi senedinde borçlunun iki adresi yazılıdır; bir adrese yapılan tebliğ usulsüz bulunmuş, diğer adrese gönderilen ihtarname ise &#x27;adresten taşındığı, yeni adresinin bilinmediği&#x27; şerhiyle iade edilmiştir. Yargıtay, ihtarın ipotek senedinde bildirilen ve değişikliği bildirilmemiş adrese çıkarıldığını, iade sebebi de gözetildiğinde ihtarın usulüne uygun tebliğ edilmiş sayılacağını belirterek, şikayetin reddi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.</description></item><item><title>Konkordato tasdiki bozulunca mühlet biter; sonra konulan haciz sıra cetvelinde geçerli</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2935/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2935/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Taşınmaz hissesi ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satılan borçlular hakkında daha önce geçici ve kesin mühlet verilmiş, konkordato tasdik edilmiş, ancak tasdik kararı Yargıtay&#x27;ca bozulmuş ve sonunda talep reddedilmiştir. Bozma ile ret kararı arasında bir kamu alacaklısının borçlulardan birinin hissesine koyduğu haciz nedeniyle bu alacaklıya sıra cetvelinde pay ayrılması şikayet edilmiş; ilk derece mahkemesi haczin İİK 294 karşısında geçersiz olduğunu kabul ederek sıra cetvelini tamamen iptal etmiştir. Yargıtay, mühletin etkisinin bozma kararıyla sona erdiğini, sonrasında yeniden mühlet verilmediğinden haczin satış tarihinde geçerli olduğunu belirterek, yalnızca diğer borçlunun hissesine ilişkin sıra cetvelinin iptali, bu hisse yönünden ise şikayetin reddi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Kesinlik sınırının altında kalan diğer temyiz başvurusu ise reddedilmiştir.</description></item><item><title>Konkordatoda çekişmeli alacak: temerrüt yoksa mühlet öncesi faiz yok, vekalet ücreti maktu</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2952/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2952/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Konkordato sürecinde alacağı kabul edilmeyen satıcı, tasdikten sonra bir aylık süre içinde İİK 308/b uyarınca dava açarak döviz cinsinden fatura alacağının ve mühlet öncesi faizinin projeye eklenmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi asıl alacağı geçici mühlet tarihindeki kurla Türk lirasına çevirerek kabul etmiş, borçluyu temerrüde düşüren bir ihtar sunulmadığı için faiz talebini reddetmiş, davanın niteliği gereği maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Yargıtay, temerrüt gerçekleşmediğinden faize hükmedilmemesini ve harç ile vekalet ücretinin bu şekilde belirlenmesini usul ve kanuna uygun bularak kararı onamıştır.</description></item><item><title>İİK 94/2: alacaklı adına kayıtlı taşınmazı borçluya tescil ettirmekte yarar var</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2248/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-6-hd-2026-2248/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>İlama dayalı alacağını tahsil edemeyen arsa sahibi alacaklı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye düşen ancak kendi adına kayıtlı kalan iki bağımsız bölümün İİK 94/2 uyarınca alınan yetki belgesiyle borçlu yüklenici adına tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, taşınmazlar zaten alacaklı adına kayıtlı olduğundan hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, alacaklının taşınmazları borçlu adına kaydettirip haczederek alacağını tahsil etmek amacıyla açtığı davada hukuki yararının bulunduğunu kabul etmiş; ancak yargılama sırasında takip borcunun tamamen ödenmesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.</description></item><item><title>İpotekli takipte ikrar edilen Avro borcu esas alınır, itiraz TL karşılığıyla kaldırılır</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3528/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3528/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklı, 12.500.000 TL bedelli ipotek senedine ve borçluya gönderdiği ihtarnameye dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatmış; borçlunun itirazı üzerine ilk derece mahkemesi ödeme iddiası ispatlanamadığından itirazın kaldırılması talebini kabul etmiş, istinaf başvurusu da reddedilmiştir. Yargıtay, alacaklının ihtarnamesinde bakiye borcun 239.000 Avro olarak bildirildiğini, borçlunun da cevabi ihtarname ve cevap dilekçesinde bu borcu kabul ettiğini tespit etmiştir. Bu nedenle itirazın, 239.000 Avronun takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle kararları kaldırıp bozmuştur.</description></item><item><title>Kira takibinde ortak gider ve vade farkı da temerrüde esas alınır; tahliye incelenmeli</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3529/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3529/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kiraya veren, örnek 13 ödeme emriyle Avro cinsinden kira bedelleriyle birlikte Türk Lirası olarak ortak gider, vade farkı ve faiz alacağı için takip başlatmış, itirazın kaldırılması ve tahliye istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, Türk Lirası alacakların karma nitelikte olduğu ve ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı tümden reddetmiştir. Yargıtay, vade farkının kira, ortak giderlerin ise yan gider niteliğinde olduğunu, bunların ödenmemesinin de temerrüde esas teşkil ettiğini belirterek Türk Lirası alacaklar yönünden esasın incelenmesi için kararı bozmuştur.</description></item><item><title>Hacizler sonradan harçsız kaldırılsa da harç alacaklısı idarenin şikayeti konusuz kalmaz</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3544/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3544/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kambiyo senedine dayalı takipte alacaklı önce ihtiyati hacizlerden, ardından takipten feragat etmiş; icra müdürlüğü ödeme emri tebliğ edildiğinden %2,27 harç ödenmedikçe hacizlerin kaldırılmayacağına karar vermiştir. Borçluların şikayeti ilk derece mahkemesince reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise müdürlüğün sonradan hacizleri harçsız kaldırması nedeniyle şikayetin konusuz kaldığına karar vermiştir. Yargıtay, harç alacaklısı idarenin bu karara karşı temyiz hakkı bulunduğunu ve hacizlerin harçsız kaldırılmasıyla şikayetin idare yönünden konusuz kalmayacağını belirterek, işin esası hakkında karar verilmek üzere bozmuştur.</description></item><item><title>Borçlunun mirası reddedildiyse tasarrufun iptali davası reddeden mirasçılarla sürmez</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-2921/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-2921/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklının açtığı tasarrufun iptali davası sürerken borçlu vefat etmiş, en yakın yasal mirasçılarının tamamı mirası reddetmiş, mahkeme ise davaya bu mirasçılarla devam ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay, İİK 282 uyarınca borçlunun davada zorunlu dava arkadaşı olduğunu, mirası reddeden mirasçıların davalı sıfatı taşımadığını ve TMK 612 gereği reddedilen mirasın sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini belirtmiştir. Tasfiye prosedürü uygulanıp borçlu için yetkilendirilecek temsilci ile taraf teşkili sağlanmadan karar verilemeyeceği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.</description></item><item><title>Kayıp icra dosyası ihya edilmeden zamanaşımı şikayeti UYAP kayıtlarıyla karara bağlanamaz</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-1525/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-1525/</guid><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek icranın geri bırakılmasını istemiş; ilk derece mahkemesi, fiziki icra dosyası arşivde bulunamadığı halde UYAP&#x27;ta taranmış belgelere dayanarak talebi kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı reddetmiştir. Yargıtay, kaybolan icra dosyaları hakkında 4473 sayılı Kanun&#x27;un 18. maddesinin kıyasen uygulanacağını, önce dosyanın ihyasına karar verilip ihya tamamlandıktan sonra şikayetin incelenmesi gerektiğini belirterek kararları oy çokluğuyla bozmuştur.</description></item><item><title>Yabancı ilamın tenfizine, borçlunun sonradan yurt dışında iflas etmesi engel değil</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-3123/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-11-hd-2026-3123/</guid><pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklılar, ticari ilişkiden doğan 50.000 Avro alacağa ilişkin Alman eyalet mahkemesi kararının, borçlunun Türkiye&#x27;deki taşınmazlarına başvurabilmek için Türkiye&#x27;de tanınması ve tenfizini istedi. Borçlu, sonradan Almanya&#x27;da iflas ederek borçlarından kurtulduğunu ve kararın hükümsüz hale geldiğini savundu. İlk derece mahkemesi tenfize karar verdi; bölge adliye mahkemesi, para alacağına ilişkin kararın kamu düzenine aykırı olmadığını, yabancı kararın isabetinin tenfiz davasında incelenemeyeceğini ve borçlunun sonradan Almanya&#x27;da iflas etmesinin tenfize engel olmadığını belirterek istinafı reddetti. Yargıtay bu kararı onadı.</description></item><item><title>Taşınmazın aynı çekişmeli ise ilam kesinleşmeden ilamlı takibe konulamaz</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3458/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3458/</guid><pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklı, müdahalenin men&#x27;i ve ecrimisile ilişkin, henüz kesinleşmemiş bir ilama dayanarak ilamlı takip başlatmış; borçlu ilamın taşınmazın aynına ilişkin olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi şikayeti kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise ilamın aynına ilişkin olmadığı gerekçesiyle şikayeti reddetmiştir. Yargıtay, dayanak ilamın istinafta aynı taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil davası nedeniyle kaldırıldığını, taşınmazın aynı çekişmeli olduğundan ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.</description></item><item><title>&#x27;Tanınmadığı&#x27; şerhinden sonra TK 35&#x27;e göre satış ilanı tebliği usulsüz, ihale feshedilir</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3407/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3407/</guid><pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Borçlu şirket, taşınmazlarının ihalesinin, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle feshini istedi; ilk derece mahkemesi şikayeti reddetti, bölge adliye mahkemesi de istinafı esastan reddetti. Ticaret sicil adresine gönderilen tebligat &#x27;muhatabın tanınmadığı&#x27; şerhiyle iade edilmiş, ardından aynı adrese TK 35&#x27;e göre tebligat yapılmıştı. Yargıtay, TK 35&#x27;e göre tebligat için ilk tebligatın adresin kapalı olması ya da muhatabın taşınmış olması nedeniyle iade edilmesi gerektiğini, &#x27;tanınmadığı&#x27; şerhinin bu sonucu doğurmadığını belirterek tebliği usulsüz saydı ve satış ilanının usulsüz tebliğinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu gerekçesiyle kararları kaldırıp bozdu.</description></item><item><title>İstihkak davasında katılma yoluyla istinaf incelenmeden karar verilemez</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3097/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3097/</guid><pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklının İİK 99. maddeye dayalı istihkak iddiasının reddi davası, geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı gerekçesiyle ön koşul yokluğundan reddedilmiş; alacaklı istinafa başvurmuştur. Üçüncü kişi, istinaf dilekçesine cevap başlığıyla verdiği ve harcını yatırdığı dilekçede davanın esastan reddini istemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi yalnızca alacaklının başvurusunu incelemiştir. Yargıtay, bu dilekçenin katılma yoluyla istinaf niteliğinde olduğunu, incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını esasa girmeden bozmuştur.</description></item><item><title>Konkordato mühletinde başlatılan takip iptal edilir; borçlu iflas etmişse takip düşer</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3121/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-3121/</guid><pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklı, borçlular lehine konkordato kapsamında üç aylık geçici mühlet verilmesinden sonra kambiyo senedine dayalı takip başlatmıştır. İcra mahkemesi, alacaklının yetkili hamil olup olmadığı ve alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle takibi İİK 170/a uyarınca iptal etmiştir. Yargıtay, bu arada iflasına karar verilip kararı kesinleşen borçlu şirket yönünden İİK 193/2 gereği takibin düşmesine; diğer borçlu yönünden ise mühlet içinde hiçbir takip yapılamayacağını öngören İİK 294 gereği takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.</description></item><item><title>Tasarrufun iptali: başka borçlular için icranın geri bırakılması kesinleşmeye engel değil</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-2937/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-2937/</guid><pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Alacaklı, borçlunun taşınmazlarını yakın akrabalarına devretmesine ilişkin tasarrufların İİK 277 vd. uyarınca iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, aynı takip dosyasında İİK 71/2 uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve takibin kesinleşmediği gerekçesiyle davayı ön koşul yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, icranın geri bırakılması kararının tasarrufları yapan borçlu için değil dava dışı diğer borçlular için verildiğini, davalı borçlu yönünden takibin kesinleştiğini belirterek esasa girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.</description></item><item><title>İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte haciz yoktur; haczedilmezlik şikayeti yapılamaz</title><link>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-2762/</link><guid>https://prosedurhukuk.com/kararlar/yargitay-12-hd-2026-2762/</guid><pubDate>Sat, 17 Oct 2026 09:00:00 +0300</pubDate><description>Banka, Hazineye ait taşınmaz üzerinde borçlu şirket lehine kurulan 49 yıllık bağımsız ve sürekli üst hakkına tesis edilen ipoteğe dayanarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatmıştır. Borçlu, üst hakkının devredilemeyeceğini ve haczedilemeyeceğini ileri sürmüş; icra mahkemesi üst hakkı üzerindeki &#x27;hacizleri&#x27; kaldırmış, kıymet takdiri ve satış kararlarını iptal etmiştir. Yargıtay, ipotekli takipte haciz safhası bulunmadığını, tapuya işlenen kaydın İİK 150/c uyarınca satışa arz şerhi olduğunu ve haczedilmezlik şikayetinin bu takiplerde ileri sürülemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur.</description></item></channel></rss>