Anasayfa / Kararlar / 2026/4077 E.
Karar · Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yeni takip yasağı içeren tedbire aykırı takibe dayalı itirazın iptali usulden reddedilir
Özet
Banka, kredi borçlarından müteselsil kefil olarak sorumlu tuttuğu şirket aleyhine ilamsız takip başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Takipten önce, borçlu şirketin iflasın ertelenmesi davasında, hakkında yeni takip yapılmamasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmişti. İlk derece mahkemesi, tedbir kararına aykırı başlatılan takibin geçerli olmadığını ve geçerli bir takibin itirazın iptali davasının dava şartı olduğunu kabul ederek davayı usulden reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Yargıtay da kararı onamıştır.
Uygulamaya etkisi
Alacaklı, takip açmadan önce borçlu lehine iflas erteleme, konkordato veya benzeri bir süreçte yeni takip yasağı içeren tedbir bulunup bulunmadığını araştırmalıdır. Böyle bir tedbire aykırı açılan takip geçersiz sayılır ve buna dayalı itirazın iptali davası esasa girilmeden reddedilir; alacak için yeni bir yol izlemek gerekir.
In English
A bank started debt enforcement against a guarantor company for unpaid loans, even though a commercial court, in that company's application for postponement of bankruptcy, had already issued an interim order barring new enforcement proceedings against it. When the company objected, the bank sued to have the objection set aside. The courts held that a proceeding opened in breach of that prior order is not a valid enforcement proceeding, and since a valid proceeding is a precondition for this type of action, the case was dismissed on procedural grounds; the Court of Cassation upheld this. Practical point: before filing, a creditor should check court records for any protective order in favour of the debtor, because a proceeding opened in breach of it cannot be rescued later.
Monthly English summaries: Turkish Enforcement Law Update
Kararın ilgili bölümü
Yargıtay'ın değerlendirmesinden:
Karar metninde ilk derece mahkemesinin gerekçesi şöyle aktarılmıştır: davalı hakkında başlatılan icra takip tarihinin 04.03.2016 tarihi olduğu, davacılar hakkında yeni icra takibi başlatılmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine şeklindeki 25.02.2016 tarihli tedbir kararında ve tedbire itiraz üzerine verilen ara kararlarda tedbirin devamına yönelik kararlar verildiği, davacı tarafından, davalı şirket hakkında mahkemece takip tarihinden önce verilen ihtiyati tedbir kararı ihlal edilerek icra takibine başlanıldığı, itirazın iptali davalarında geçerli bir icra takibinin bulunması dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi de, davacı tarafından davalı şirket hakkında mahkemece takip tarihinden önce verilen ihtiyati tedbir kararı ihlal edilerek icra takibine başlanıldığı, geçerli bir takibin bulunmadığı davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar vermiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verilmiştir.